Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Animizm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
adalı
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 325
Nerden : 6 Mayıs 1972 tarihinden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Animizm   Paz Mayıs 18, 2008 9:12 pm

Psikolojik olaylarda olduğu gibi hayatla ilgili olayları da düşünen bir ruhun yönettiğine inanan sistem (Stahl doktrini).Stahl'ın animizmi hem mekanizme hem de vitalizme karşıdır;mekanizm,hayat olaylarını yalnız fizik-kimya olgularından ibaret sayar;vitalizm ise hayat olaylarını yarı maddi yarı manevi olan,hem fizik-kimya olaylarından hem de düşünen ruhtan ayrı bir hayat ilkesiyle açıklar.Şuur ve bitkisel hayat gibi iki ayrı ilkeyi varsayan vitalistlerin çifte dinamizminin (düodinamizm) aksine animistler hem hayatla ilgili olayları hem de psikolojik olayları tek bir sebebe,düşünen veya “akıllı” bir ruha bağlarlar.(Canlıcılık) animizm kısaca ölenlerin ebediyen dünyadan ayrılmadıkları, bunların ruhlarının ölünün çevresinde, ağaçlarda, bitkilerde ve giderek tüm doğada dolaştığı ve böylece tüm doğanın canlı olarak algılanmasıdır. Animizmde, ruhlar insanlar arasına karışarak ya onlara şans verir ya da delirtir ve hasta eder. Bu yüzden ölü ruhlarını yatıştırmak için onlara adaklar adamak, kurbanlar kesmek, ölmüş atalarının mezarlarına sunularda bulunmak gerekir.Japonların milli dini diyebileceğimiz 'ŞİNTOİZM' de animizmin bir çeşidi sayılabilir.
Ruhlar da insanlar gibi yaşamak için yemek yemek zorundadırlar. onların dünyası bizim dünyamızın tam tersidir. bizim kışımız, onların yazı, bizim gecemiz, onların gündüzüdür. bu yüzden ruhlar bizim gecemizde ortaya çıkarlar. geceleri mezarlık kenarlarından geçilmemesi yönündeki halk inancı da buradan kaynaklanmaktadır.

animizme göre ruhlar, öbür dünyada da bu dünyanın benzeri bir hayat sürdüğünden, ölünün öbür dünyada fakir düşerek başkalarına muhtaç kalmamasını temin etmek lazımdır. o halde, ölen kimsenin eşyalarını, zengin ve kudretli ise, esir ve hizmetkarlarını da, ölüyle beraber göndermelidir. ilkeller eşyaları da insanlar gibi canlı saydıklarından bunların ölmelerini temin etmek üzere mezara gömer, yakar veya kırarlar. böylece ölü, öteki dünyaya birlikte götürdüğü eşyalar sayesinde rahatını temin eder. (bu durum arkeologların işine yarar elbette.)
animizme göre kişinin vücudunun bir parçası da onun ruhundan bir parça taşır. kişinin gölgesi, sudaki aksi, tasviri de onun ruhunun bir parçasını taşır; çünkü "tasvir ile gerçek aynıdır." tek tanrılı dinlerin, özellikle islamiyetin resim yapılmasını yasaklaması, bu eski inancı ortadan kaldırmaya yönelik bir harekettir (ya da bu inancın bir sonucudur). insan tarafından kullanılan eşyalar da yine onun ruhuyla özdeştir. ölümden sonra bunlar yakılarak ya da fakirlere verilerek ruhun tekrar gelerek yaşayanları rahatsız etmesi önlenir. "ölü gömülürken şahsi eşyası -bilhassa kendi yapmış oldukları ile daimi bir surette temas halinde bulundukları- beraberce mezara konur, yakılır, kırılır ve çok nadir olarak suya atılır veya yüksek bir yere asılır. ölü, yaşayanları büyük bir kıskançlıkla gözlemektedir. eğer kendisine ait bir eşyanın başkası tarafından kulanıldığını görürse, derhal eşyasını kullananları öldürür. bu yüzden ölünün diriler üzerinde herhangi bir etki yaratmaması ve dirilerin de ölüler üzerinde benzer bir sonuç meydana getirmemesi için ölen kişinin temas etmiş olduğu eşya ile katiyen temas edilmez. bunun için de bunlar türlü şekillerde yok edilirler.
animizme göre ölü kutsaldır. bu yüzden, onun karşısında kutsal olmayan her türlü işi, çalışmayı durdurmak gerekir. (bugün anadolu'da cenaze haberi alındığında her türlü iş güç bırakılır.) ölüm halinde kimi hareketler yapmak, ağlamak, sızlamak, kadınların saçlarını kesmesi, bedenlerine toprak sürmesi, bazen çok uzun süre konuşmayarak yas tutması gereklidir.
ölüm olayı neticesinde ölünün karısı, yakınları ve eşyası pislenir. bu sebeple, bu gibi eşya ve canlılar tabudur. onlarla her ne olursa olsun temas etmemek lazımdır. çünkü bu eşya ve canlılardaki pislik derhal temas edene geçmektedir. dul kadınlar kocalarının ruhlarına majik bağlarla bağlı olduklarından kimseyle evlenmelerine olanak yoktur. her şeyden evvel bu bağın koparılması lazımdır. bu sebeple dul kadınlar kendilerini bazı işlemlere tabi tutarlar. çeşitli milletlerde görülen bugünkü matem elbiselerinin esasını, kocasının ruhunu aldatmak üzere boyalar sürünmek, deri ve kumaş parçaları örtünmek suretiyle kadınlar tarafından yapılan pratikler teşkil eylemiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
-DEVRİMCİ-
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 541
Nerden : Denizlerin Yolundan..
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Animizm   Cuma Haz. 06, 2008 7:11 pm

sağol yoldaş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Devrmici_Deniz
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 426
Yaş : 22
Nerden : Tam Bağımsız Türkiye'den
Meslek : Devrimci Öğrenci
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Animizm   Cuma Haz. 13, 2008 5:57 pm

Paylaşım için sağol...

_________________
Düşünüyorum, öyleyse beni de vurun!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Animizm   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Animizm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Sosyalizm-
Buraya geçin: