Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Che Guevara

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sln13
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 292
Nerden : devrimcilerin yanından
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 12:35 am

Aile geçmişi ve gençliği

Ernesto Guevara de la Serna, İspanyol ve İrlanda asıllı bir ailenin beş çocuğunun en büyüğü olarak Arjantin’in Rosario şehrinde dünyaya gelmiştir. Annesinin ve babasının soyu Basklara dayanır. Bask Doğum belgesinde doğum tarihi olarak 14 Haziran 1928 görünmesine karşılık bazı kaynaklarda, aynı yılın 14 Mayıs günü doğduğu belirtilmektedir. Guevara'nın atalarından Patrick Lynch 1715 yılında İrlanda’da Galway’de doğmuş, İrlanda’yı terkedip İspanya’nın Bilbao şehrine, oradan da Arjantin’e gitmiştir. Guevara'nın büyük büyükbabası Francisco Lynch 1817’de, büyükannesi Ana Lynch 1868’de doğmuştur. Galway Ana Lynch’in oğlu ve Che'nin babası Ernesto Guevara Lynch 1900’de doğmuştur. Guevara Lynch 1927’de Celia de la Serna y Llosa ile evlenmiş ve üç erkek, iki kız çocukları olmuştur.

Guevara, çocukluğunda, bu sol eğilimli üst sınıf ailede bile dinamik kişiliği ve radikal görüşleriyle bilinirdi. Her ne kadar yaşamı boyunca onu etkileyecek olan astım krizlerinden ıstırap çekse de mükemmel bir atlet olmuştur. Bu engeline rağmen hevesli bir rugby oyuncusuydu ve ‘’Fuser’’ (aşırı saldırgan oyun tarzı nedeniyle verilen, azgın, kudurmuş anlamına gelen ‘’El Furibundo’’ sözcüğü ile annesinin soyadı olan ‘’Serna’’dan oluşturulmuş bir takma isim) lakabıyla anılmaktaydı. Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı. Ergenlik döneminde şiire, özellikle de Pablo Neruda’nın şiirlerine merak saldı. Neruda. Guevara, Latin Amerika’da kendi sınıfında yaygın olduğu üzere yaşamı boyunca şiir yazdı. Pek çok konuya meraklı, hevesli bir okuyucuydu, ilgilendiği kitaplar Jack London ve Jules Verne’in macera klasiklerinden, Sigmund Freud’un cinsellik üzerine denemelerine ve Bertrand Russell’ın toplum felsefesi üzerine tezlerine kadar giden bir çeşitlilik gösteriyordu. Ergenliğinin son dönemlerinde fotoğrafçılığa merak saldı ve vaktinin önemli kısmında insanları, gittiği yerleri ve sonraları da arkeolojik alanları fotoğrafladı.

Guevara, tıp öğrenimi için 1948’de Buenos Aires Üniversitesi’ne girdi. Kesintili öğrenim hayatını, Mart 1953’te tıp öğrenimini bitirip aynı yılın 12 Haziran’ında diplomasını alarak noktaladı.Uzman hekimlik yapabilmek için gerekli klinik eğitimi tamamlayıp tamamlamadığı açık değildir. Eğer bu klinik eğitimi tamamlamadıysa “doctor en medicina” (tıp doktoru) değil de “médico” (pratisyen hekim) olmuş olabilir.



Ernesto "Che" Guevara’nın Rosario’da doğduğu yerGuevara öğrenciliği boyunca Latin Amerika’da uzun yolculuklara çıktı. 1951 yılında eski arkadaşı biyokimyager Alberto Granado, yıllardır konuştukları Güney Amerika seyahati için tıp eğitimine bir yıl ara vermesini önerdi. Kısa süre sonra, ‘’La Poderosa II’’ (Güçlü II) adını verdikleri 500 cc.lik 1939 model Norton marka motosikletle Alta Gracia’dan yola çıktılar. Peru’da Amazon Nehri kıyısındaki San Pablo cüzzam kolonisinde gönüllü olarak birkaç hafta geçirmeyi düşünüyorlardı. Guevara'nın bu yolculuğu anlattığı seyahat notları “Notas de viaje’’ 2004 yılında “Diarios de motocicleta” (Motosiklet Günlükleri) adıyla sinemaya uyarlanmıştır.

Bu yolculuk sırasında kitlelerin yoksulluğunu, baskıyı ve güçsüzlükleri yakından gözlemleyen ve Marksizm’den etkilenen Guevara, Latin Amerika’daki ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin tek çözümünün devrim olduğu sonucuna vardı. Yolculukları, Latin Amerika’ya ayrı uluslardan oluşan bir karma yapı olarak değil de kurtuluşu ancak kıta çapında bir strateji ile gerçekleşebilecek tek bir vücut olarak bakmasını sağladı. Sınırları olmayan ve tek bir ‘’mestizo’’ (Avrupalı ve yerli melezi) kültür ile bağlanmış birleşik İber-Amerika kurabilmeyi hayal etmeye başladı İber-Amerika Bu düşünce, sonraki devrimci eylemlerinde öne çıkacaktı. Arjantin’e döner dönmez, Güney ve Orta Amerika’da kaldığı yerden gezilerine devam edebilmek için tıp öğrenimini hızla bitirdi.

Guatemala


Guevara, 7 Temmuz 1953’te, Bolivya, Peru, Ekvador, Panama, Kosta Rika, Nikaragua, Honduras, ve El Salvador’dan geçip Aralık ayının son günlerinde Guatemala’ya vardı. O sıralarda popülist bir hükümetin başındaki Başkan Jacobo Arbenz Guzmán özellikle toprak reformu ve diğer değişikliklerle bir toplumsal devrim yapmaya çalışıyordu. Beatriz halasına yazdığı mektupta Guatemala’ya bir süre yerleşmesinin sebebini şöyle açıklıyordu: "Guatemala’da gerçek bir devrimci olabilmek için gerekli ne varsa yapacağım ve kendimi mükemmelleştireceğim.

Jon Anderson’a göre Guevara’nın Guatemala’daki ana siyasî bağlantısı Perulu sosyalist Hilda Gadea’ydı. ‘’American Popular Revolutionary Alliance’’ (APRA) (Amerikan Popüler Devrimciler İttifakı. Lideri Víctor Raúl Haya de la Torre olan siyasî bir oluşum.) üyesi olan Gadea, Arbenz hükümetindeki birçok üst düzey politikacıyı Guevara’yla tanıştırdı. Daha önce Kosta Rika’da tanıştığı ve Fidel Castro ile bağlantılı bir grup Kübalı sürgünle de bağlantı kurdu. Bu sürgünlerin arasında Küba’nın Oriente eyaletindeki Bayamo’da bulunan ‘’Carlos Manuel de Céspedes’’ barakalarına yapılan saldırıyla bağlantısı olan Antonio ‘’Nico’’ López de vardı. . Lopez Granma Küba’ya çıktıktan kısa süre sonra ‘’Ojo del Toro’’ köprüsünde hayatını kaybedecekti. Siyah İsa ile ilgili dinî eşyaların satışında bu ‘’moncadista’’lara katılan Guevara aynı zamanda Venezuelalı iki sıtma uzmanına da yardımcı olmuştur. Bu sıralarda, Arjantinlilere özgü, “hey”, “dostum”, “birader” anlamına gelen “che” ünlemini çok sık kullanması nedeniyle ünlü “Che” takmaadını kullanmaya başlamıştır (/tʃe/ olarak telaffuz edilir). Yalnızca Arjantin, Paraguay ve Uruguay ile Brezilya’nın güneyinde kullanılan bu sözcük, kullananın Rio de la Plata bölgesinden geldiğini gösterir.

Ekonomik durumu genellikle pek iyi değildi ve Hilda’nın ziynet eşyalarını rehine vermek zorunda kalmıştı. 15 Mayıs 1954’te Komünist Çekoslovakya’dan Arbenz hükümetine destek olarak gönderilen yüksek kalitede Skoda piyade ve hafif topçu silahları İsveç gemisi ’’Alfhem’’ ile Puerto Barrios’a ulaştı. Bu silahların miktarı CIA tarafından 2.000 ton ve ilginç bir şekilde John Lee Anderson tarafından da 2 ton olarak tahmin edilmektedir. (Anderson'ın tahmin ettiği miktarın yazım hatası olduğu sanılmaktadır çünkü bu rakamdan bahseden güvenilir kayıt sayısı çok azdır.) Guevara yeni bir vize almak üzere kısa süre için El Salvador’a geçti ve Guatemala’ya geri döndü. Bu sırada CIA tarafından desteklenen Carlos Castillo Armas liderliğindeki darbe başlamıştı. Arbenz karşıtı kuvvetler, Çekoslovak silahlarının trenler yardımıyla dağıtılmasını durduramıyorlardı, ancak güçlerini toparladıktan sonra hava desteğinin yardımıyla ilerlemeye başlamışlardı. Guevara birkaç günlüğüne Komünist Gençlik tarafından örgütlenen silahlı milislere katılmış, bu grubun harekete geçmemesi üzerine tekrar tıbbî hizmetlere dönmüştür. Darbenin ardından Guevara çarpışmak için gönüllü oldu, ancak Arbenz yabancı destekçilerinin ülkeyi terketmesini istiyordu. Gadea tutuklandıktan sonra Guevara kısa süre için Arjantin konsolosluğunda saklandı ve sonra Meksika’ya geçti.

Arbenz hükümetinin CIA destekli bir darbeyle devrilmesi üzerine, Guevara’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin emperyalist bir güç olduğuna ve Latin Amerika ve diğer gelişmekte olan ülkelerdeki sosyoekonomik eşitsizlikleri düzeltmeye çalışan hükümetlere vazgeçmeden karşı koyacağına dair görüşleri kesinleşti. Bu onun sosyalizmin ancak silahlı mücadele sonunda elde edilebileceği ve bu koşulları da ancak silahlanmış bir halkın savunabileceği yönündeki düşüncelerini kuvvetlendirmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://soldevrim.forumh.net
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 1:03 am

Küba


Eylül 1954’te Meksika’ya gelişinden kısa süre sonra, Guevara Nico
López ve Guatemala’dan tanıdığı diğer Kübalı sürgünlerle arkadaşlığını
tazeledi. Haziran’da López onu Raúl Castro ile tanıştırdı. Birkaç hafta sonra Küba’daki siyasi hapishaneden salıverilen Fidel Castro Meksika’ya geldi ve 8 Temmuz 1955’te
Raúl Guevara’yı Fidel Castro ile tanıştırdı. Bütün gece süren ateşli
bir sohbetin ardından Guevara Castro’nun, aradığı esin kaynağı devrim
lideri olduğuna kanaat getirerek Küba diktatörü Fulgencio Batista’yı devirmek için kurulan ‘’26 Temmuz Hareketi’’ne
katıldı. Grubun doktoru olmasına karar verildiyse de hareketin diğer
üyeleriyle askerî eğitime katıldı, eğitimin sonunda eğitmenleri Albay Alberto Bayo
tarafından en göze çarpan öğrenci olarak nitelendirildi. Bu sırada
Gadea, Guatemala’dan gelmişti ve Guevara ile ilişkileri devam ediyordu.
1955 yazında hamile olduğunu söyleyince, Guevara hemen evlenmelerini
önerdi. 18 Ağustos 1955’te evlendiler ve 15 Şubat 1956’da Hilda Beatriz adını verdikleri kızları doğdu.
25 Kasım 1956’da Tuxpan, Veracruz’dan Küba’ya doğru yola çıkan Granma
yatında Kübalı olmayan tek kişi Guevara’ydı. Karaya çıkar çıkmaz
Batista’nın askerlerinin saldırısına uğrayan ekibin yarısı hemen orada
veya yakalandıktan sonra öldürüldü. Guevara, bu çatışmada kaçan bir
yoldaşın düşürdüğü cephaneyi almak için tıbbî malzeme çantasını
bıraktığını ve o ânı, doktordan savaşçıya dönüştüğü an olarak
hatırladığını yazar. Sırt çantası[›] Hayatta kalan 15–20 isyancı kaçarak Sierra Maestra dağlarına saklanır ve Batista rejimine karşı gerilla savaşına girişir.
Yoldaşları tarafından cesareti ve askerî yeteneği nedeniyle saygı gören Guevara isyancılar arasında bir lider, bir Comandante Comandante[›] olur. .
Birçokları için de “acımasızlığı” nedeniyle korkulan kişidir. Muhbir,
kaçak ve casus olarak suçlu bulunan birçok kişinin infazından
sorumludur. 1958 Aralığının son günlerinde devrimin en önemli
olaylarından olan Santa Clara’ya saldıran "intihar timi"ni (isyan ordusundaki en tehlikeli işleri bu tim yapıyordu) yönetti.
Generallerinin ve özellikle de General Cantillo’nun ‘’Central America’’
isimli çalışmayan şeker fabrikasında Castro ile buluştuğunu ve isyan
lideri ile ayrı bir barış pazarlığı yaptığını öğrenen Batista 1 Ocak 1959’da Dominik Cumhuriyeti’ne kaçmıştır.
7 Şubat 1959’da zafer kazanan hükümet tarafından Guevara “doğuştan Küba vatandaşı’’ ilan edildi. Kısa süre sonra Meksika’dan Granma yatıyla yola çıkmadan önce, ayrıldığı Gadea ile evliliğini resmen sona erdirmek için boşanma işlemlerine başladı. 2 Haziran 1959’da, 26 Temmuz Hareketi’nin Küba doğumlu bir üyesi olan ve 1958 sonlarından beri birlikte yaşadığı Aleida March ile evlendi. Çocukları[›]

TIME dergisi, 8 Ağustos 1960





La Cabaña hapishanesinin komutanlığına atandı ve 2 Ocak 1959’dan 12 Haziran 1959’a
kadar altı ay boyunca üstlendiği bu görevdeyken Batista rejiminin
memurlarının, BRAC gizli servis (Buró de Represión de Actividades
Comunistas/Komünist eylemlerin bastırılmasından sorumlu servis)
mensuplarının, savaş suçlusu olduğu iddia edilenlerin ve siyasî
muhaliflerin yargılanması ve infazından sorumlu oldu. TIME dergisine
göre, yönettiği yargılamaların “adil” olmadığı iddia edilmekteydi. Daha sonra Ulusal Toprak Reformu Enstitüsü’nde önemli bir göreve geldi INRA[›] ve Küba Merkez Bankası’nın başkanı oldu. BNC[›] (sık sık parayı kınadığı ve yürürlükten kaldırılmasını desteklediği için bu horgörüyü göstermek adına Küba paralarını takma adı olan "Che" ile imzalamıştır).
Bu sıralarda satranca olan ilgisi tekrar canlanan Guevara Küba’da yapılan ulusal ve uluslararası turnuvalara katılmıştır. Özellikle genç Kübalıları oyunu öğrenmeleri için teşvik ediyor ve onların ilgisini çekecek etkinlikler düzenliyordu.
1959 yılından itibaren Guevara Küba'dan, diğer ülkelerdeki devrimci
hareketlere yardım etti ama bunların tümü başarısızlıkla sonuçlandı.
İlk deneme Panama’da yapılmıştı, diğer bir eylem de 14 Haziran’da Dominik Cumhuriyeti’nde yapıldı. (“El Argelino” diye de bilinen Henry Fuerte ve Enrique Jiménez Moya önderliğinde.)
1960 yılında Guevara ‘’La Coubre’’ silah gemisi patlamasında
kurbanlara yardım etti. Kurtarma operasyonu sırasındaki ikinci
patlamayla birlikte ölü sayısı yüzü aşmıştır. Bu patlamada ölenlerin cenaze töreninde Alberto Korda Che’nin ünlü fotoğrafını çekmiştir. La Coubre'nin
sabotaj ya da kaza sonucu mu patladığı bilinmemektedir. Sabotaj
olduğunu iddia edenler, sorumlu olarak Merkezî Haberalma Örgütü’nü
(CIA), ve sabotajı yapan kişi olarak da merkezî eyaletlerdeki Batista karşıtı
güçlerden Guevara’nın rakibi olan ve daha sonra CIA ajanı olduğu
sanılan William Alexander Morgan'ı gösterirler. Kübalı sürgünler, patlamanın sorumlusunun Guevara’nın SSCB’ye sadık rakipleri olduğunu ileri sürerler.
Guevara daha sonra Sanayi Bakanı MININD[›]
olarak Küba sosyalizminin açık ve kesin bir hale gelmesine yardımcı
olmuş, ülkenin önde gelen kişileri arasına girmiştir. “Gerilla Savaşı’’
adlı kitabında silahlı başkaldırıya önayak olacak geniş örgütlere gerek
duymadan küçük bir gerilla grubu (‘’foco’’) tarafından başlatılan Küba
modeli devrim fikrinin tekrar edilmesini savunmuştur. El socialismo y el hombre en Cuba (1965) (Küba’da sosyalizm ve insan)
adlı denemesinde sosyalist devletle birlikte “yeni bir insan”
biçimlendirmenin gerekliliğini savunur. Bazıları Guevara’yı bu ‘’yeni
insan’’ın alımlı ve yalın bir modeli olarak görür.
1961 yılındaki Domuzlar Körfezi İşgali’nde
Guevara çarpışmalara katılmamıştır. Castro'nun emriyle Küba’nın en
batısındaki Pinar del rio eyaletindeki bir kuvvetin başına geçmiş ve
burada sahte çıkarma kuvvetini püskürtmüştür. Bu harekât sırasında
yüzünden kurşun yarası almış ama kendi silahının kazara ateş almasıyla
yaralandığını söylemiştir.
Guevara 1962 Ekim ayında ortaya çıkan Küba Füze Krizi’ne
neden olan Sovyet nükleer balistik füzelerinin Küba’ya getirilmesinde
anahtar rol almıştır. Birkaç ay sonra İngiliz gazetesi ‘’Daily Worker’’
ile yaptığı görüşmede eğer füzeler Küba kontrolünde olsaydı başlıca ABD
şehirlerine doğru bu füzeleri kullanacağını söylemiştir.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 1:06 am

Küba'da Ortadan Kayboluşu



Che Guevara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap ederken
(New York City - 11 Aralık 1964)





Aralık 1964'te Birleşmiş Milletler'de konuşma yapmak üzere Küba heyetinin başı olarak New York'a gitti. (dinleyiniz, RealPlayer gereklidir; ya da okuyunuz). CBS televizyon kanalında pazar günleri yayınlanan Face the Nation isimli haber programına çıktı. ABD Senatörü Eugene McCarthy, Malcolm X'in çalışma arkadaşları, Kanadalı radikal Michelle Duclos dahil olmak üzere değişik kişi ve gruplarla görüştü. 17 Aralık'ta Paris'e uçtu ve üç aylık bir uluslararası geziye başladı. Bu gezi sırasında Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Cumhuriyeti (Mısır), Cezayir, Gana, Gine, Mali, Dahomey, Kongo-Brazzaville ve Tanzanya'yı dolaştı. İrlanda, Paris ve Prag'da molalar verdi. 24 Şubat 1965'te Cezayir'de, sonradan uluslararası sahnede son görünüşü olacak olan "İkinci Afrika-Asya Ekonomik Dayanışma Semineri"ndeki konuşmasını yaptı. Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne
olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde meydana
gelen olaylara kayıtsız kalamayız. Bir ülkenin emperyalizme karşı
zaferi bizim zaferimizdir, aynı şekilde yenilgisi de bizim
yenilgimizdir."
Şu sözlerle de dinleyicilerini şaşırtmıştır: "Sosyalist ülkelerin, Batı'nın sömürgeci ülkeleriyle üstü kapalı işbirliğini tasfiye etmeleri ahlakî görevleridir." Sonra da bu hedefe ulaşmak için komünist bloğu ülkelerinin uygulaması gereken bir dizi eylemi sıralamıştır.
14 Mart'ta Küba'ya döndüğünde Havana havaalanında Fidel ve Raúl Castro,
Osvaldo Dorticós ve Carlos Rafael Rodríguez tarafından sade bir törenle
karşılandı.
İki hafta sonra Guevara kamu hayatından çekildi ve ardından tamamen
ortadan kayboldu. Castro'dan sonra gelen adam olarak bakıldığı Küba'da
nerede olduğu, 1965 yılının en büyük gizemlerindendi. Ortadan kayboluşu
için değişik sebepler öne sürüldü: sanayi bakanıyken savunduğu
sanayileşme projelerinin görece başarısızlığı, Çin-Sovyet Ayrılığı
arttıkça Guevara'nın Çin Komünist Partisi yanlı tutumunu onaylamayan
Sovyet resmî görevlilerinin Castro'ya yaptıkları baskı ve Küba'nın
ekonomik gelişmesi ile ideolojik çizgisi üzerine Guevara ile Küba
lideri arasındaki önemli görüş ayrılıkları. Castro'nun Guevara'nın
tanınmışlığından rahatsız olup onu tehdit olarak görmesi de neden
olarak gösterildi. Castro'nun bazı muhalifleri onun Guevara'nın
kayboluşu hakkındaki açıklamalarının şüphe uyandırıcı olduğunu
söylerler. Guevara'nın niyetlerini hiç alenen açıklamayıp, sadece
Castro'ya yazılmış tarihsiz ve tarzı olmayan dalkavukça bir mektupla
bildirmiş olması çoğu kişi tarafından şaşırtıcı bulunmuştur.
Guevara'nın görüşlerinin Çin Komünist Partisi liderleri tarafından
açıklanan görüşlerle benzeşmesi, ekonomisi gittikçe Sovyetler
Birliği'ne daha da bağımlılaşmakta olan Küba için büyüyen bir sorundu.
Küba devriminin ilk günlerinden itibaren Guevara'nın Latin Amerika'da Maocu
stratejinin uygulanmasını savunduğu düşünülüyordu ve yaratmış olduğu
Küba'nın hızla sanayileşmesini öngören plan, Çin'in "İleri Büyük
Atılım"ına benzetiliyordu. Küba'nın batılı "gözlemcileri"ne göre
Guevara'nın Sovyet koşullarına ve önerilerine karşı çıkmasına rağmen
Castro'nun kabul etmek zorunda kalması ortadan kaybolmasının nedeni
olabilirdi. Halbuki hem Guevara hem de Castro, Sovyetler Birliği ve
Çin'in de bulunduğu birleşik cepheyi destekliyordu. Ayrılığa düşmüş bu
iki ülke arasında antlaşma sağlamak için başarısızlıkla sonuçlanan bir
dizi girişimde de bulunmuşlardı.Guevara, Havana havaalanındaki "karşılama heyetiyle"
(14 Mart 1965)





Kruşçev'in Castro'ya danışmadan Küba'dan füzeleri çekmeye razı gelmesini Sovyetlerin ihaneti olarak gören Guevara, Küba Füze Krizi'nden
sonra Sovyetler Birliği hakkında daha da şüpheci oldu. Cezayir'deki son
konuşmasında artık Kuzey Yarımküre'yi, batıda ABD ve doğuda SSCB
liderliğinde, Güney Yarımküre'nin sömürücüsü olarak gördüğünü
belirtmiştir. Vietnam Savaşı sırasında komünist Kuzey Vietnam'ı desteklemiş ve gelişmekte olan ülkelerin halklarını, silahlanıp "pek çok Vietnamlar" yaratmaları için teşvik etmiştir.
Guevara'nın akıbeti hakkındaki uluslararası spekülasyonların baskısıyla Castro 16 Haziran 1965'te
yaptığı açıklamada insanların Guevara hakkında bilgi almalarının ancak
Guevara istediğinde mümkün olabileceğini söyledi. Guevara'nın ortadan
kayboluşu ile ilgili Küba içinde ve dışında pek çok dedikodu yayıldı.
Aynı yılın 3 Ekim'inde Castro, Guevara'nın birkaç ay önce kendisine
yazdığı tarihsiz mektubu açıkladı.
Bu mektupta Guevara Küba devrimine bağlılığını tekrarlıyor ancak devrim
yolunda yabancı topraklarda savaşmak için Küba'dan ayrılma niyetini
bildiriyordu. Mektubunda "dünyadaki diğer uluslar benim basit emeğime
çağrı yaptılar" diyerek, "yeni savaş alanlarında" gerilla olarak
savaşmak için ayrılmaya karar verdiğini belirtiyordu. Aynı zamanda
hükümet, parti ve ordu içindeki tüm görevlerinden istifa ettiğini ve
ona devrim için yaptıklarını takdir amacıyla verilmiş olan Küba
vatandaşlığından vazgeçtiğini de ekliyordu.
Dört yabancı gazeteciyle 1 Kasımda yaptığı görüşme sırasında Castro,
Guevara'nın nerede olduğunu bildiğini ama açıklamayacağını belirterek,
eski yoldaşının öldüğüne dair söylentileri reddetti ve Guevara'nın
sağlığının çok iyi olduğunu ekledi. Castro'nun sözlerine rağmen 1965'in
sonunda Guevara'nın akıbeti bir gizem olarak kaldı, hareketleri ve
nerede olduğu iki yıl boyunca özenle saklanan bir sır oldu.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 1:09 am

Kongo

1965 yılının 14 Mart'ını 15 Mart'a bağlayan gece boyunca yaptıkları
toplantı sonucunda Guevara ve Castro, Sahara Çölü altındaki bölgede
Küba'nın ilk askerî operasyonunu bizzat Guevara'nın yönetmesi konusunda
anlaştılar. Cezayir[›]
Bazı güvenilir kaynaklar Guevara'nın kendisini bu operasyonda
desteklemesi için Castro'yu ikna ettiğini söyler. Aynı derecede
güvenilir diğer kaynaklar ise Latin Amerika ülkelerindeki koşulların focos
gerilla çekirdeklerinin kurulması için henüz uygun olmadığını savunan
Castro'nun bu eyleme girmesi için Guevara'yı ikna ettiğini söyler. Castro'nun kendisi de ikinci görüşün doğru olduğunu söylemiştir. O zamanlar Cezayir'in devlet başkanı olan ve Guevara ile kısa süre önce görüşen Ahmed Bin Bella
ise şöyle demiştir: "Afrika'da hüküm süren durumun büyük devrim
potansiyeline sahip görünmesi, Che'yi Afrika'nın emperyalizmin zayıf
halkası olduğu sonucuna itti. O da artık çabalarını Afrika'ya
yönlendirmeye karar verdi."
Küba operasyonu Kongo-Kinşasa'daki (önceleri Belçika Kongosu, sonradan Zaire ve günümüzde Demokratik Kongo Cumhuriyeti) Patrice Lumumba yanlısı Marksist Simba hareketinin desteklenmesi ile sürdürülecekti. Guevara, yardımcısı Victor Dreke ve on iki Kübalı 24 Nisan 1965'te Küba'ya vardı. Diğer Kübalılar da kısa süre sonra onlara katıldılar. Bir süre, gerilla lideri Laurent-Désiré Kabila ile çalıştılar.Kabila[›]
Kabila, aynı yılın Kasım ayında Kongo ordusu tarafından bastırılan bir
isyana girişmeleri için Lumumba'nın destekçilerine yardım etmişti.
Guevara, önemsiz biri olduğuna karar verdiği Kabila'yı bırakmış ve
şöyle yazmıştır: "Hiçbir şey onun bu ânın gerektirdiği adam olduğuna
beni inandıramaz."
Guevara 37 yaşında olmasına ve resmî askerî eğitim almamış olmasına
rağmen, Batista'nın devrilmesinde önemli yer işgal eden Santa Clara
harekâtının da içinde bulunduğu Küba devrimi deneyimlerine sahipti.
Astımı nedeniyle Arjantin'de askere alınmamıştı. Perón hükümetine olan muhalefeti gözönüne alındığında bundan gurur duyardı.
Mike Hoare'un içinde bulunduğu Güney Afrikalı paralı askerler ve
Kübalı sürgünler Kongo ordusuyla birlikte Guevara'yı engellemeye
çalıştılar. Guevara'nın haberleşmesini dinliyor, saldırmak için
hazırlanan isyancılara ve Kübalılara pusu kuruyor ve Guevara'nın ikmal
hatlarını kesiyorlardı.
Guevara'nın gayesi yerel Simba savaşçılarına komünist ideolojiyi ve
gerilla savaşını öğreterek bir anlamda Küba Devrimini 'ihraç etmekti'.
Guevara Pasajes de la Guerra Revolucionaria:Congo (Kongo
Günlükleri)'nde devrimin başarısızlığının ana nedenleri olarak yerli
Kongo kuvvetlerinin yeteneksizliği, uzlaşmazlığı ve kendi aralarındaki
sürtüşmeyi göstermiştir.
Aynı yılın sonlarına doğru astımı nüksetmiş, yedi ay sıkıntı yaşadıktan
sonra düş kırıklığına uğramış bir şekilde, Küba'dan gelenlerden sağ
kalanlarla (birliğinin altı üyesi ölmüştü) Kongo'yu terketti. Bir
noktada yaralıları Küba'ya gönderip, tek başına savaşmaya devam etmeyi
ve devrimcilere örnek teşkil etmeyi de düşünmüştü. Ancak silah
arkadaşları ve Castro'nun gönderdiği iki memurun ikna etmesi sonucu
Kongo'dan ayrılmayı kabul etti.
Ölümünden sonra açıklanması niyetiyle bıraktığı mektubun Castro tarafından kamuoyuna açıklanması
ve bu mektupta dünyanın diğer bölgelerindeki devrimlere kendini adamak
için Küba ile olan tüm bağlantılarını kopardığını yazması, ahlakî
açıdan diğer savaşçılarla Küba'ya dönmesini engellemiştir. Kongo'dan
ayrıldıktan sonra altı ay boyunca Darüsselam, Prag ve Alman Demokratik Cumhuriyeti'nde saklanmış, Kongo deneyiminde yazdığı anılarını toparlamış ve biri felsefe diğeri ekonomi üzerine iki kitabın taslaklarını yazmıştır. Bu dönem boyunca Castro,
Guevara'yı Küba'ya dönmesi için zorladı, Guevara bunu kabul ettiğinde
dönüşünün geçici olacağı ve adadaki varlığının sır kalacağı şartını
koştu; Latin Amerika'da bir yerlerde yeni bir devrim çabasına hazırlık
yapmak için gereken birkaç aylık bir süre için geri dönecekti.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 1:13 am

Bolivya


Başkaldırış


Guevara'nın nerede olduğu konusundaki spekülasyonlar 1966 yılı boyunca ve 1967'de de devam etti. Mozambik bağımsızlık hareketi FRELIMO'nun temsilcileri, 1966 sonu ya da 1967 başında, Guevara ile Darüsselam'da buluştuklarını ve o zaman da onun devrim projelerine yardım önerisini reddettiklerini bildirdiler. 1967 yılının 1 Mayıs
gösterileri sırasında Havana'da yaptığı konuşmada, Silahlı Kuvvetler
Bakan vekili Bnb. Juan Almeida, Guevara'nın "Latin Amerika'da bir
yerlerde devrime hizmet ettiğini" duyurdu. Bolivya'da gerillaların
başında olduğuna dair gelen haberlerin doğru olduğu sonradan
anlaşılmıştır.
Castro'nun isteğiyle, gözden uzak Ñancahuazú bölgesindeki bir arazi,
Guevara tarafından eğitim alanı olarak kullanılması için, yerli Bolivya
Komünistleri tarafından satın alınmıştı..
Bulgulara göre Ñancahuazú bölgesindeki bu kamptaki eğitim Guevara ve
yanındaki Kübalılar için çarpışmadan daha tehlikeliydi. Bir gerilla
ordusu oluşturma yolunda pek başarılı olunamamıştır. Eski Stasi ajanı Haydée Tamara Bunke Bider, ya da daha iyi bilindiği takma adı ile "Tania", La Paz'da Guevara'nın ana ajanı olarak yerleşmişti. Tania'nın KGB
için de çalıştığı rivayet edilir ve Bolivyalı yetkilileri Guevara'nın
izini bulmaya yönlendirdiği için bilmeden Sovyet çıkarlarına hizmet
ettiği de anlaşılmaktadır.

Vallegrande'nin yerini gösteren Bolivya haritası





Bolivya Ordusu ile Mart 1967'de ilk çatışmaları sonucu eğitim kampını
terkederken geride bıraktıkları önemli sayıdaki fotoğraf, Guevara'nın
Bolivya'da olduğuna dair ilk kanıt olmuştur. Fotoğrafları gören Bolivya
Devlet Başkanı René Barrientos'un Guevara'nın başının bir kargı üzerinde La Paz
şehir merkezinde sergilenmesini istediği söylenir. Başkan Bolivya
Ordusu'na Guevara'yı ve yandaşlarını takip edip yakalama emrini verdi.
Guevara'nın yaklaşık elli kişiden oluşan ve ELN (Ejército de Liberación Nacional de Bolivia
- Bolivya Ulusal Bağımsızlık Ordusu) adı altında eylem yapan gerilla
kuvveti iyi donatılmıştı ve dağlık Camri bölgesinde Bolivya düzenli
ordusuna karşı bazı başarılar elde etti. Eylül'de ise Ordu iki gerilla
grubunu ve liderlerden birini öldürmeyi başardı.
Zorlu geçen çatışmalara rağmen, gerillaların esir aldığı yaralı
Bolivya askerlerinin gereken tıbbî yardımı alması konusunda hassas
davranan Guevara sonradan bu esirleri de salıvermiştir. Hatta
yaralanarak ele geçirildiği Quebrada del Yuro'daki son çarpışmadan
sonra geçici olarak tutulduğu yere götürüldüğünde gördüğü yaralı
Bolivya askerlerine tıbbî yardım bile önermiş ama bu önerisi sorumlu
Bolivyalı subay tarafından geri çevrilmiştir.
Guevara'nın Bolivya'da devrim başlatma planları birkaç yanlış anlama üzerine kurulmuştu:

  • Yalnızca ülkenin askerî hükümeti, ve eğitimi ve donanımı yetersiz
    ordusuyla mücadele etmeyi bekliyordu. Halbuki yerini öğrenen ABD
    hükümeti, CIA ve diğer kurumların ajanlarını isyanı bastırmak için
    yardım amacıyla Bolivya'ya öndermişti. Bolivya Ordusu, ABD Özel
    Harekât Birlikleri tarafından eğitilip donatılmaktaydı.
    Askerî danışmanların yanı sıra, gönderilen birlikler arasında kısa süre
    önce kurulan ve gerillaların bulunduğu bölgeye yakın bir alandaki La
    Esperanza'da cengel savaşı eğitimi almış olan seçkin Rangers taburu da vardı.


  • Guevara yerli muhaliflerden yardım alacağını ve işbirliği içinde olacağını ummuştu. Bu yardım hiçbir zaman gerçekleşmedi. Mario Monje
    liderliğindeki Bolivya Komünist Partisi Havana'dan çok Sovyetlere
    yönelmişti ve söz vermelerine rağmen Guevara'ya yardım etmediler.
    (Parti liderlerinin isteklerine karşı gelen Rodolfo Saldaňa, Serapio
    Aquino Tudela ve Antonio Jiménez Tardio gibi bazı Bolivya Komünist
    Partisi üyeleri Guevara'ya katılmış ya da destek vermişlerdir.)
  • Havana ile radyo bağlantısını koruyacağını umuyordu ancak Küba'dan
    sağlanan iki kısadalga radyo vericisi de bozuktu, dolayısıyla
    gerillalar Havana ile iletişime geçemiyorlardı. (Bu ve bunun gibi diğer
    konularda Castro tarafından Guevara'nın Bolivya'daki operasyonlarına
    destek sağlamakla görevlendirilen Manuel Piñeiro'nun
    performansı berbat olarak nitelendirilebilir.) Olayların daha karmaşık
    hale gelmesinin bir sebebi de Havana'dan gönderilen radyo mesajlarını
    kaydetmek ve deşifre etmek için kullanılan teyp kayıt cihazının bir
    nehri geçerken kaybolmasıydı. Böylece Havana'dan gelen mesajların
    deşifre edilmesi çok zorlaştı.

Bunlara ek olarak Guevara'nın uzlaşmadan çok kişileri karşısına alma
huyu, Kongo'da olduğu gibi Bolivya'da da yerel liderlerle başarılı
işbirliği geliştirememesine sebep olmuştur.
Bu kötü huy Küba'daki gerilla savaşı sırasında da kendini göstermiş ama
Castro'nun zamanında araya girmesi ve rehberliğiyle kontrol altında
tutulmuştu.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Paz Nis. 20, 2008 1:15 am

Yakalanışı Ve Öldürülmesi




Bir muhbir Guevara'nın gerilla kampının yerini Bolivya Özel Harekât
Birliği'ne bildirdi. 8 Ekim'de kamp kuşatıldı ve Guevara Simeón Cuba
Sarabia ile birlikte Quebrada del Yuro kanyonunda devriye gezerken
yakalandı. Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap
edildikten sonra teslim oldu. (Tabancasında açıklanamaz bir şekilde
şarjör bulunmuyordu.) Yakalandığı sırada orada bulunan askerlerin
bazılarına göre Guevara bağırarak "Ateş etmeyin! Ben Che Guevara'yım ve
canlı olarak daha değerliyim" demiştir.
Barrientos, Guevara'nın yakalandığını öğrenir öğrenmez hemen öldürülmesini emretmiştir.
Guevara yakın bir köy olan La Higuera'daki köhne bir okula götürülmüş
ve geceyi orada geçirmiş, ertesi gün öğleden sonra öldürülmüştür.
Celladı, Bolivya ordusunda çavuş olan ve Guevara'yı vurması kura sonucu
saptanan Mario Terán'dır. Che Guevara'nın son sözleri şöyle olmuştur:
"Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca
bir adam öldürmüş olacaksın."
Bazı kaynaklar çavuş Mario Terán'ın infaz esnasında aşırı
heyecanlanması nedeniyle bilinçli bir şekilde ateş edemediğini ve
Che'yi sadece yaraladığını, onu öldüren merminin kim tarafından
ateşlendiğinin bilinmediğini belirtirler. Çarpışmada öldüğü izlenimi
vermek ve yüzünden isabet almayarak tanınmasını kolaylaştırmak için
ayaklarına defalarca ateş edilmiştir. Cesedi bir helikopterin iniş
takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye
götürülmüştür. Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına
gösterilmiştir. Bu sırada çekilen fotoğraflar San Ernesto de La Higuera ve El Cristo de Vallegrande (Vallegrande İsası)nın doğmasına sebep olmuştur.Askerî bir doktor tarafından elleri kesildikten sonra Bolivya Ordusu
subayları tarafından bilinmeyen bir yere götürülmüş, cesedinin
gömüldüğü mü yakıldığı mı sorusu cevapsız kalmıştır.
Guevara'yı Bolivya'da takip etmekten sorumlu olan, Félix Rodríguez adındaki CIA ajanıydı. Bu ajan daha önce Escambray Dağları'ndaki isyancılarla ve Havana'daki
Castro karşıtı gizli gruplarla bağlantı kurmak için Domuzlar Körfezi
istilası öncesi gizlice Küba'ya sızmış, istiladan sonra da başarılı bir
şekilde geri çıkarılmıştı. Guevara'nın yakalanışını duyan Rodríguez, değişik Güney Amerika ülkelerindeki CIA istasyonları yoluyla Langley, Virjinya'daki
CIA merkezine bu bilgiyi iletmiştir. Rodríguez Guevara'nın Rolex saati
ve başka bazı kişisel eşyasını almış ve sonraki yıllarda bunları
röportaj yaptığı gazetecilere gururla göstermiştir. İçlerinde el feneri
de bulunan bu eşyalardan bir kısmı CIA'de sergilenmektedir.
Gerillalar ile bağlantılı bir başka olay da Régis Debray'nin tutuklanması ve duruşmasıdır. Nisan 1967'de hükümet güçleri, Ecole Normale Supérieure 'de Marksist filozof Louis Althusser'den
ders almış olan ve Havana Üniversitesi'nde felsefe profesörlüğü yapan
genç Fransız vatandaşı Debray'yi yakalar ve gerillalarla işbirliği
yapmakla suçlar. Debray muhabir olarak çalıştığını ve iki yıl önce
gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Gueavara'nın gerillalara liderlik
ettiğini söyler. Uluslararası ilgi kazanan Debray'nin davası Ekim ayı
başlarındaydı. Bolivya yetkilileri 11 Ekim'de Guevara'nın iki gün önce
hükümet kuvvetleriyle girmiş olduğu çatışma sonucu vurularak öldüğü
yolunda (yalan) açıklama yapar.
15 Ekim'de Castro, Guevara'nın öldüğünü kabul eder ve tüm Küba'da üç
günlük yas ilan eder. Guevara'nın ölümü Latin Amerika'daki ve üçüncü
dünya ülkelerindeki sosyalist devrimci hareketlere indirilmiş ağır bir
darbe olarak kabul edilir.

Che Guevara'nın Küba, Santa Clara'daki anıtmezarı





1997 yılında Guevara'nın elleri olmayan cesedinden kalan kemikler
Vallegrande yakınlarındaki bir uçak pistinin altından kazılarak
çıkarılmış, DNA testiyle kimliği tespit edilmiş ve Küba'ya geri getirilmiştir. 17 Ekim 1997'de
cesedinden kalanlar, Bolivya'daki gerilla harekâtı sırasında ölen
yoldaşlarından altısıyla birlikte, 39 yıl önce Küba Devrimi'nin
başarısını belirleyen savaşı kazandığı Santa Clara'da özel olarak
hazırlanmış anıtmezara askerî törenle gömülmüştür.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
-DEVRİMCİ-
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 541
Nerden : Denizlerin Yolundan..
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Ptsi Nis. 21, 2008 1:56 pm

geröektende güzel yazmışsın paylaştığın için teşekkür ederim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sln13
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 292
Nerden : devrimcilerin yanından
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Ptsi Nis. 21, 2008 9:16 pm

LÜTFEN MESAJLARIN ALTINA ALINTIDIR YAZISINI EKLEMEYİ UNUTMAYINIZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://soldevrim.forumh.net
taylandenizsinan
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 124
Yaş : 23
Nerden : düşünce özgürlüğü olduğu yerden
Meslek : öğrenci
Lakap : AVNOŞ
Kayıt tarihi : 19/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Salı Nis. 22, 2008 1:12 pm

BU adam süper biri anlatmaya kelimelere yetmez anca saygı duyulur.

_________________
"Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... Onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkiya değildi."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Devrmici_Deniz
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 426
Yaş : 22
Nerden : Tam Bağımsız Türkiye'den
Meslek : Devrimci Öğrenci
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Che Guevara   Salı Haz. 10, 2008 10:35 pm

68 kuşağı devrimcilerine en güzel örnek olan kişilerden biri...

_________________
Düşünüyorum, öyleyse beni de vurun!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Che Guevara   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Che Guevara
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Ölümsüzler-
Buraya geçin: