Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Deniz Gezmiş

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
taylandenizsinan
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 124
Yaş : 23
Nerden : düşünce özgürlüğü olduğu yerden
Meslek : öğrenci
Lakap : AVNOŞ
Kayıt tarihi : 19/04/08

MesajKonu: Deniz Gezmiş   Paz Nis. 20, 2008 1:28 pm

Deniz Gezmiş





1965'ten sonra Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 24 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini çeşitli kentlerde, liseyi İstanbul'da okudu. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'te Türkiye İşçi Partisi(TİP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında isçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı.
Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu(TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı.

_________________
"Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... Onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkiya değildi."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
taylandenizsinan
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 124
Yaş : 23
Nerden : düşünce özgürlüğü olduğu yerden
Meslek : öğrenci
Lakap : AVNOŞ
Kayıt tarihi : 19/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Paz Nis. 20, 2008 1:29 pm

2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6.Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim(MDD) görüsünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M.Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı. [img:5ba5]http://www.68dayanisma.org/ftp_folder/other/deniz_3_th[1].jpg[/img:5ba5]
İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart'ta girişmis olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş , bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürmeyi planladı. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas'ın Sarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan'la birlikte yakalandı.

_________________
"Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... Onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkiya değildi."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
taylandenizsinan
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 124
Yaş : 23
Nerden : düşünce özgürlüğü olduğu yerden
Meslek : öğrenci
Lakap : AVNOŞ
Kayıt tarihi : 19/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Paz Nis. 20, 2008 1:34 pm

16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.
6 Mayıs 1972'de idam edildi.

NOT:ALINTIDIR
ÖNEMLİ BİLGİ:DENİZ GEZMİŞ'İN KİMLİK BİLGİLERİNDE DOĞUM TARİHİ 28 ŞUBAT 1947 YAZIYOR CUMA GÜNÜ DOĞMUŞ BAZI KAYNAKLARDA İSE 27 ŞUBAT YAZIYOR
BİGİNİZE;)

_________________
"Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... Onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkiya değildi."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Nis. 22, 2008 11:35 pm

HAYATI VE GELECEK
1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 27 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini Sivas'ta, liseyi İstanbul'da okudu. Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na

6. Filo eyleminden sonra denizden çıkarılan Amerikan askerleri.

çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD
bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto
ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.

TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT (Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı) , AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969'da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk
Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu
dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı.

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Nis. 22, 2008 11:37 pm

Eylemler

  • İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de devrimcilerin eline geçmesine önderlik etti. İşgal konseyi adına üniversite senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı.


  • 1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.
  • 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı.
  • 4 Mart
    1971'de Ankara'daki Balgat Amerikan Üssü'nden dört ABD'li erin
    kaçırılması eyleminde bulundu. Bu eylemden sonra, Sivas'ın Gemerek
    ilçesi girişinde yakalandı.


Yakalanışı ve İdam Edilişi [değiştir]



Hürriyet gazetesinin 6 Mayıs 1972 tarihli yıldırım baskısının ilk sayfasında bulunan idam haberi

12 Mart darbesinin ilk günlerinde Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a
gitmekte iken motorsikletleri bozuldu. Bir ihbar sonucu polislerin
gelmesi üzerine çıkan çatışmada Aslan ile birbirlerini kaybettiler.
Aslan o esnada, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya zamanın İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.
Mahkemesi 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no'lu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.
İdam cezaları o zamanlar senato tarafından onaylanmak zorundaydı. İsmet İnönü "siyasi suçlar idamla cezalandırılmamalıdır" diyerek Bülent Ecevit ile birlikte red oyu kullanır. AP genel başkanı Süleyman Demirel ise infazdan yana oy kullanır. Olaydan 15 yıl sonra, Süleyman Demirel bir gazeteciye verdiği demeçte idamlar için:soğuk savaşın talihsiz olaylarından biri yorumu yapar. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ise idamları onaylayarak özür dilemeyi reddeder.[1]
Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. İdama giderken imam istemedikleri bilinmektedir, fakat definlerinde bir imam bulunmuştur.[2]



Son isteği hakkındaki iddialar


Deniz Gezmiş ve diğerlerinin idam edilmeden önce son istekleri üzerine farklı iddialar vardır:
Örneğin; Deniz Gezmiş'in Joaquín Rodrigo'nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio'sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek istediği söylenir. Yazar Erdal Öz'ün Gezmiş'le yaptığı görüşmelerde tuttuğu ve Gülünün Solduğu Akşam eserinde bulunan notlara göre Gezmiş idamını bu şekilde düşünmüştür.[3] Fakat yine aynı eserde bulunan notlara göre avukatının anlattığı idam anında bu istek geçmemektedir.
Bir başka iddiada ise son isteği sorulduğunda idamını kendi
gerçekleştirmek istemiş ve tam idam edileceği sırada altındaki tabureyi
kendi itmiştir. Öz'ün eserindeki avukat notlarında bu da geçmemektedir.
Aksine son sözleri olan "Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın
Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!!
Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!"
şeklinde bağırırken taburesine vurulmuş ve "emperyalizm" kelimesinin 'izm'ini söyleyemediği kaydedilmiştir. Yalnız Hüseyin İnan'ın kendi taburesini tekmelediği belirtilmektedir.
Bir başka iddia da ise idam edilecek olan diğer iki arkadaşıyla vedalaşmak istediği söylenir. Hoşçakal Yarın filminde de böyle gösterilmektedir. Fakat bu istek aslında Gezmiş'in değil Yusuf Aslan'ındır.
İdam kementi boynundan geçirilirken, hücresinden alınıp apar topar darağacına
götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere
bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediği doğru değildir.
İdama giderken postalları ayaklarındadır, sadece bağcıklarını bağlamaya
fırsatı olmamış, ve idamdan önce asıldığında ayaklarından düşmesin diye
görevlilerden birine bağlatmıştır. Yalnız parkasını giyememiş ve onun
babasına verilmesini istemiştir.
Öz'ün eserindeki avukat notlarına göre, Gezmiş'in son istekleri,
avukatlarının idamı gözlemleyip sonraki kuşaklara "doğru" anlatmaları,
cezaevindeki devrimci arkadaşlarını onun adına "tek tek öpmeleri", 1969'da öldürülen devrimci arkadaşları Mustafa Taylan Özgür'ün yanına gömülmeleri ve cezaevindeki parkasının ailesine verilmesi olmuştur.[7]Ama ne yazık ki onun bu son isteği de kabul edilmemiştir...

Ölmeden önce ailesine yazdığı mektuplar

Baba, Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi
biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar
doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil,
yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken
gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden
arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim
de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve
çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu
olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını
tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Türk halkının da
anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı
verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen
arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi
İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor,
kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et.
Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki
bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda
yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi,
ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.
Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi[8]
Sana ben her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle
yetiştirdin beni...Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtu­luş Savaşı
anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.
Baba, biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluş savaşçıla­rıyız. Elbette ki
hapislere atılacağız, kurşunlana­cağız da... Tıpkı Birinci Kurtuluş
Savaşı'nda ol­duğu gibi... Ama bu topraklari yabancılara
bırak­mayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onla­rı... Düşün baba;
Bugün hükümet işini, gücünü bı­rakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden
başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden
sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. Biz çoktan
onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız. Size sesleniyorumki bu
Türkiye'de ben ve benım gibilerin olacağına ve bizim izimizde tam
bağımsız Türkiye için çalışacaklarına var gönlumle inanıyorum...

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sln13
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 292
Nerden : devrimcilerin yanından
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Nis. 22, 2008 11:42 pm

Her ikinize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum.... Dilaranın işi çok kolaydı zaten Very Happy
Unutmayalım ki DENiz tam bir lider unutmadık/unutulmayacak..........
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://soldevrim.forumh.net
devrim_berfin
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 66
Nerden : DEVRİM YOLUNDAN
Kayıt tarihi : 23/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Nis. 23, 2008 1:57 pm

Paylaşımlarınız için teşekkürler yoldaşlar. Deniz Türkiye nin bir numaralı devrimcisi. Onu kendime örnek alıyorum. Onun düşüncelerine hep katılmışımdır. Nur içinde yatsın. Düşüncelerini yaşatıyorum. Yaşatacağım.
KÜBA NIN CHE Sİ VARSA TÜRKİYE NİN DE DENİZ İ VARDIR.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrimci_nazlı
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 108
Kayıt tarihi : 23/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Nis. 23, 2008 2:20 pm

bende onu kendime örnek alıyorum hatta hayatımı yönlendirdi diyebilirim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Nis. 23, 2008 10:30 pm

Deniz'in Babasına Mektubu
Baba sana her zaman müteşekkirim,çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin
beni.
Küçüklüğümden beri evde devamlı kurtuluş savaşı anılarıyla
büyüdüm.Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.Baba biz
Türkiye'nin ikinci kurtuluş savaşçılarıyız.Elbetteki hapislere
atılacağız,kurşunlanacağızda,tıpki birinci kurtuluş savaşında olduğu
gibi.Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız.Ve bir gün mutlaka
yeneceğiz onları.
Düşün baba bugünkü hükümet işini gücünün bırakmış
bizimle uğraşıyor.Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış
durumda.Ve hepsi Kemalist çizgiden çıkmışlar.Ve tarih önünde hüküm
giymiş durumdalar.Biz onları çoktan tarihin çöplüğüne atmış durumdayız

Ya vatan,ya ölüm

Deniz GEZMİŞ

29 OCAK 1971

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrimci_nazlı
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 108
Kayıt tarihi : 23/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Perş. Nis. 24, 2008 1:27 pm

16 MART 1972 MAMAK-ANKARA

KARDEŞİM GÜRKAN
Cevap yazmakta geciktim artık bir daha mektup yazmaya da vaktim olmıyacak belki bu mektup eline geçtiği zaman mezarı boylamış olacağım
geçmişi unutmuş değilim bütün eski dostlar aklımda gelecek konusunda umutluyum yarınların daha aydınlık olacağına inanıyorum

Tüm arkadaşlara devrimci selamlar

DENİZ GEZMİŞ

Not:Deniz Gezmiş' in Mamak Askeri Ceza Evinden Mustafa İlker Gürkan'a mektubu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrim_berfin
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 66
Nerden : DEVRİM YOLUNDAN
Kayıt tarihi : 23/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Perş. Nis. 24, 2008 1:38 pm

7.2.1969
Doğu Arkadaş
Bildiğin gibi tahliye olamadım bu ayın 22 sine kaldı bizim tahliye işi.Ceza evine taşındık.Sing sing den farkı yok burasının sana uzun süredir mektup yazamadığım için kusura bakma
Öte yandan üniversitenin bizim için açmış olduğu tahkikatın sonucunu bekliyorum.Öyle zannederim ki iki sömestır uzaklaştırma kararı verecekler
benim öteki davaların durmuda berbat ceza yeme ihtimalim kuvvetle muhtemel bu günlerde tek üzüldüğüm konu 6. filonun gelişinde dışarıda bulunamamak Yusuf Küpeli'nin başkan seçilmesi beni fazlasıyla sevindirdi fakat yine de bu oportünizmin tasfiyesi anlamına gelmez.Yalnız bu bizim için
iyi bir fırsat olmalı benim burada kimseyle temasım olamıyor sen İstanbul'a gelipde bizim çocukların FKF'ye giriş işini bir düzene soksan çok iyi olur
Cumhuriyet te çıkan bir seri röportaj var bilmem okuyor musun?
bir işgal sonrası diye Doğu Avrupa'yı anlatıyor anladığım kadarıyla revizyonizm bütün haşmetiyle gelmiş oturmuş,Doğu Avrupa daki bu revizyonist gidişin kaynağını yani nedenini bir türlü bulamadım
şimdilik bu kadar

NOT:Adresim;
E1-101 Sağmalcılar cezaevi
DENİZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
adalı
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 325
Nerden : 6 Mayıs 1972 tarihinden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Perş. Nis. 24, 2008 7:30 pm

mektupları paylaştığın için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   C.tesi Nis. 26, 2008 1:48 am

Paylaşım için hepinize teşekkürler.

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
DeWRiM
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 1
Nerden : DeWRimin oLduĞu HeR YeRDeN
Kayıt tarihi : 24/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Nis. 29, 2008 7:23 pm

paylaşım için teşekkürler......bilgilerimizi tazelemiş oldu Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
-DEVRİMCİ-
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 541
Nerden : Denizlerin Yolundan..
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Cuma Mayıs 02, 2008 9:45 pm

HAYATI VE GELECEK


1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 27 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini Sivas'da, liseyi İstanbul'da okudu. Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na


6. Filo eyleminden sonra denizden çıkarılan Amerikan askerleri.çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.

TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT (Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı) , AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969'da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı.

EYLEMLER

İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de devrimcilerin eline geçmesine önderlik etti. İşgal konseyi adına üniversite senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı.
1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.
4 Mart 1971'de Ankara'daki Balgat Amerikan Üssü'nden dört ABD'li erin kaçırılması eyleminde bulundu. Bu eylemden sonra, Sivas'ın Gemerek ilçesi girişinde yakalandı.

YAKALANIŞI VE İDAM EDİLİŞİ

12 Mart darbesinin ilk günlerinde Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a gitmekte iken motorsikletleri bozuldu. Bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada Aslan ile birbirlerini kaybettiler. Aslan o esnada, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya zamanın İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.

Mahkemesi 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no'lu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. İdama giderken imam istemedikleri bilinmektedir, fakat definlerinde bir imam bulunmuştur.

SON İSTEĞİ HAKKINDAKİ İDDİALAR

Deniz Gezmiş ve diğerlerinin idam edilmeden önce son istekleri üzerine farklı iddialar vardır:

Örneğin; Deniz Gezmiş'in Joaquín Rodrigo'nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio'sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek istediği söylenir. Yazar Erdal Öz'ün Gezmiş'le yaptığı görüşmelerde tuttuğu ve Gülünün Solduğu Akşam eserinde bulunan notlara göre Gezmiş idamını bu şekilde düşünmüştür.[2] Fakat yine aynı eserde bulunan notlara göre avukatının anlattığı idam anında bu istek geçmemektedir.

Bir başka iddiada ise son isteği sorulduğunda idamını kendi gerçekleştirmek istemiş ve tam idam edileceği sırada altındaki tabureyi kendi itmiştir. Öz'ün eserindeki avukat notlarında bu da geçmemektedir. Aksine son sözleri olan "Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!" şeklinde bağırırken taburesine vurulmuş ve "emperyalizm" kelimesinin 'izm'ini söyleyemediği kaydedilmiştir. Yalnız Hüseyin İnan'ın kendi taburesini tekmelediği belirtilmektedir.[3]

Bir başka iddia da ise idam edilecek olan diğer iki arkadaşıyla vedalaşmak istediği söylenir. Hoşçakal Yarın filminde de böyle gösterilmektedir. Fakat bu istek aslında Gezmiş'in değil Yusuf Aslan'ındır.[4]

İdam kementi boynundan geçirilirken, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediği doğru değildir. İdama giderken postalları ayaklarındadır, sadece bağcıklarını bağlamaya fırsatı olmamış, ve idamdan önce asıldığında ayaklarından düşmesin diye görevlilerden birine bağlatmıştır. Yalnız parkasını giyememiş ve onun babasına verilmesini istemiştir.

Öz'ün eserindeki avukat notlarına göre, Gezmiş'in son istekleri, avukatlarının idamı gözlemleyip sonraki kuşaklara "doğru" anlatmaları, cezaevindeki devrimci arkadaşlarını onun adına "tek tek öpmeleri", 1969'da öldürülen devrimci arkadaşları Taylan Özgür'ün yanına gömülmeleri ve cezaevindeki parkasının ailesine verilmesi olmuştur.

ÖLMEDEN ÖNCE AİLESİNE YAZDIĞI MEKTUP

Baba, Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
adalı
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 325
Nerden : 6 Mayıs 1972 tarihinden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Cuma Mayıs 02, 2008 10:23 pm

Dün Siyaset Programını izliyordum.Ne yazık ki Bora Gezmiş'in söylediğine göre 2. vasiyet de gerçekleşmemişWink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrim_berfin
Gözdemiz
Gözdemiz
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 66
Nerden : DEVRİM YOLUNDAN
Kayıt tarihi : 23/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mayıs 06, 2008 4:56 pm

Malesef... pis faşistler ya Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
adalı
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 325
Nerden : 6 Mayıs 1972 tarihinden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Mayıs 07, 2008 12:18 am

Denizlere,

Bu gece hiç uyumadım DENİZ.seni düşündüm.Daha doğrusu Sizi.Aradan tam 37 yıl geçmiş.Hedefiniz Tam Bağımsız Türkiye idi.Ama Başaramadınız.Kiminiz Nurhak'ta,Kızıldere'de yenik düştü.Bana anlat Deniz idama giderken neler hissettiğini?İçinden üzülüyormuydun bu dünyaya veda edeceğin için?Öyle ya ölüme gidiyordun iki yoldaşınla birlikte.Daha gençtin be Deniz.Daha önünde bir ömür vardı.Önünüzde.Yaşamak hakkındı.Yalnız senin değil,Sinanın,Mahirin,Ulaşın,Hüseyinin,Yusufun da.Güzellerim benim bugün 6 mayıs.Bu gün Hıdırellez Bayramı,Bugün Sizin İdama Gittiğiniz gün.Denizim ben şu anda Senin için,Hüseyin için,Yusuf için ve Diğerleri için üzgünüm.Çok erken gittiniz ama hayatınızı feda ederek.Yine de bu olmamalıydı.Senin de dediğin gibi idamlar kelle istemek içindi.Kalemi kırmak kolaydı ama akıllarına hiç gelmedi mi hata ediyoruz yapmayalım demek?Vasiyetini bile gerçekleştirmediler.Yusufun akrabalarına olan mektubu da yerine verilmedi.Size şu anda gereksinimimiz var şu anda.Duyuyorsun değil mi DENİZİM?Hala yarı bağımlı bir ülkeyiz.Yozlaşmış bir gençlik var.İşte
bu 12 Mart ve 12 Eylül faşizminin sonucu.Gençler olan bitenlere karşı ilgisiz.İşleri güçleri gezmek tozmak.Yoldaşım sen üzülme,elbet aşacağız bu engelleri.Seni,Hüseyini,Yusufu,Çayanı ve Diğerlerini devrimciliğimin inceliği ile selamlıyor ve bu açık mektubu bitiriyorum.Halkım için savaşan size bin selam olsun.YALDIZLI YUMRUK HEP GÖKLERDE OLACAK!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ernesto
Bitanemiz
Bitanemiz
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 201
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Mayıs 07, 2008 12:37 am

Yüreğine,emeğine saglık yoldaş.Tüm Devrim Şehitlerimizin Önünde tekrar saygıyla eğiliyorum..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Mayıs 07, 2008 2:38 am

mare_nostrum__ demiş ki:
Denizlere,

Bu gece hiç uyumadım DENİZ.seni düşündüm.Daha doğrusu Sizi.Aradan tam 37 yıl geçmiş.Hedefiniz Tam Bağımsız Türkiye idi.Ama Başaramadınız.Kiminiz Nurhak'ta,Kızıldere'de yenik düştü.Bana anlat Deniz idama giderken neler hissettiğini?İçinden üzülüyormuydun bu dünyaya veda edeceğin için?Öyle ya ölüme gidiyordun iki yoldaşınla birlikte.Daha gençtin be Deniz.Daha önünde bir ömür vardı.Önünüzde.Yaşamak hakkındı.Yalnız senin değil,Sinanın,Mahirin,Ulaşın,Hüseyinin,Yusufun da.Güzellerim benim bugün 6 mayıs.Bu gün Hıdırellez Bayramı,Bugün Sizin İdama Gittiğiniz gün.Denizim ben şu anda Senin için,Hüseyin için,Yusuf için ve Diğerleri için üzgünüm.Çok erken gittiniz ama hayatınızı feda ederek.Yine de bu olmamalıydı.Senin de dediğin gibi idamlar kelle istemek içindi.Kalemi kırmak kolaydı ama akıllarına hiç gelmedi mi hata ediyoruz yapmayalım demek?Vasiyetini bile gerçekleştirmediler.Yusufun akrabalarına olan mektubu da yerine verilmedi.Size şu anda gereksinimimiz var şu anda.Duyuyorsun değil mi DENİZİM?Hala yarı bağımlı bir ülkeyiz.Yozlaşmış bir gençlik var.İşte
bu 12 Mart ve 12 Eylül faşizminin sonucu.Gençler olan bitenlere karşı ilgisiz.İşleri güçleri gezmek tozmak.Yoldaşım sen üzülme,elbet aşacağız bu engelleri.Seni,Hüseyini,Yusufu,Çayanı ve Diğerlerini devrimciliğimin inceliği ile selamlıyor ve bu açık mektubu bitiriyorum.Halkım için savaşan size bin selam olsun.YALDIZLI YUMRUK HEP GÖKLERDE OLACAK!

O kadar güzel ve anlamlı şeyler yazmışsınki bunun üzerine daha ne söylenir bilmiyorum. Devrimcierimizi asla unutmayacağız..

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dejavu__dt
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 04/05/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Mayıs 07, 2008 11:17 am

Çok güzel anlatmışsın hepimiz aynı duygular içindeyiz.
Devrimciler ölemez devrimler bitmez...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Devrmici_Deniz
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 426
Yaş : 22
Nerden : Tam Bağımsız Türkiye'den
Meslek : Devrimci Öğrenci
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Haz. 10, 2008 10:30 pm

Evet çok güzel bir yazı..
68 Kuşağının Lideri...

_________________
Düşünüyorum, öyleyse beni de vurun!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Deniz Gezmiş
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» DEVRİM GEMİSİ FIRTINAYA KAPILIP ASLA BATMAZ ÇÜNKÜ O GEMİ ÇOK DENİZ GEZMİŞ.
» Deniz Çakar Resimleri
» Koray Erkök [deniz yıldızı-mert]
» Deniz Evrenol biyografisi
» Deniz Evrenol Röportaj

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Ölümsüzler-
Buraya geçin: